Kanaatimce..

Anasayfa Fıkralar Öyküler
Demokratlığın ve sivilliğin doğru tarifi

 

 

Demokratlığın ve sivilliğin doğru tarifi

 

Ahmet BATTAL

 

Yeniasya Gazetesi - 22.03.2011

 

Biliyorsunuz yeni Türk Ticaret Kanunu Temmuz 2012’de yürürlüğe girecek.

Kanunla gelecek olan birkaç önemli hususa işaret etmek istiyorum.

Ama öncelikle, bu yeni kanunu, bilhassa Avrupa Birliği normlarını da özümseyerek yazanların eline sağlık.

Hele demokrasi dersi…

Ticaretin demokrasi ile ne ilgisi var diyenler, özellikle siz okuyun.

Anonim şirket çok ortaklıdır ve demokratik yöntemle idare edilir. İşte, yeni Ticaret Kanunu, bilgi toplumunda demokrasinin nasıl olması gerektiğini, anonim şirket örneği üzerinden, daha bir güzel tarif ediyor.

Bir gecede “okut oylat” yöntemiyle 1500 maddelik bu kanunu “güya” görüşen milletvekillerine de “darısı kendi başlarına” diyorum. Zira mecliste oylamalara katılanlar, kanun okunurken dinlemişlerse, kanun teknisyenlerinden, hiç değilse gerçek demokrasiyi öğrenmek yolunda adım atmış olurlar.

Gerçi çok da ümidim yok. Zira birkaç ay önce bir düğün yemeğinde aynı sofrayı paylaştığım bir eski dost -ki şimdi Meclisin en mühim daimi komisyonlarından birinin başkanıdır- “Yeni Asya’da yazıyorum” deyince, pat diye “ben okumuyorum, hep muhalefet ediyor, moralimi bozmak istemiyorum” deyivermişti de sonra dilimi yuttuğumu görünce gönlümü almaya çalışmıştı. Neyse…

Eski Ticaret Kanunu da demokrasi dersi veriyordu, ama yenisinde şunlar özellikle var:

(Alınması gereken dersi görmeniz için sizden ricam, aşağıdaki kısımda şirketi “devlet” olarak ve ortağı da “vatandaş” olarak okumayı deneyin).

— Anonim şirket genel kurulunda demokrasi işliyor ama azınlık hakları daha da pekiştirilmiş. Ayrıca azınlığa şirketten ayrılma hakkı verildiği gibi çoğunluğa da gerekirse azınlığı ayırma hakkı verilmiş: Haylazlık ya da huysuzluk ederek hakkını kötüye kullanan azınlığı, eline payını verip şirketten çıkarma hakkı.

— Genel kurulda gündeme bağlılık ilkesi var. Ani gündemle baskın oylama yasak.

— Genel kurulun yönetim kurulunu seçmesi aşamasında “çoğunluğun dediği olur” kuralı da uygulanabilir, nisbî temsil sistemi de. Yeter ki şirketin kurucuları esas sözleşmede yöntemin ne olduğunu açıklasınlar ve böylece sonradan ortak olanlar da bunu bilerek ortak olsunlar.

— Şirketin anayasası durumundaki esas sözleşme başta oybirliği ile yani bütün kurucuların şartsız, gönüllü ve bilinçli kabulüyle yürürlüğe girer. Sonradan salt çoğunlukla değil ancak vasıflı oyçokluğu ile değişir ve hukukun emredici kurallarına aykırı değişiklik yapılamaz.

— Anonim şirketler demokrasisinde kanun koyucu olarak genel kurul ve icracı hükümet olarak da yönetim kurulu yine var. Ama yeni sistemde yönetim kurulu artık örfî - keyfî ya da “durumsal yönetim”in değil “kurumsal yönetimin” icracısı olmak zorunda.

— Eski kanunda yönetimi denetleyecek denetçiyi çoğunluk seçiyordu. O da “sahibinin sesi” oluyordu ve azınlığın hakları “Allah’a emanet” idi. Yeni sistemde ise artık yönetimi denetleyen denetçiler –ki onlara hükümeti denetleyen idarî yargı diyebiliriz- hem yönetimden ve hatta hem de şirketin yasama organı durumundaki genel kurulun hakim ortaklarından bağımsız olmak zorundalar ve denetimde daha aktifler.

— Hakemsiz şirketler demokrasisi olmaz. Ortaklar arasındaki ihtilaflarda ve bilhassa “denetimin denetimi”nde mahkemeler artık daha aktif olacak.

— Şeffaflık artık şirketler demokrasisinin olmazsa olmazı. Her anonim ve limited şirketin bir web sayfası olacak ve şirket bilgilerini ortaklara ve kamuoyuna açıklayacak.

— Şirket artık sadece şirketin içinden ibaret değil. İlişki çevresi de hesaba katılacak, nazara alınacak.

Bir de Yeni Ticaret Kanunu, 56. maddesinde sivil toplum örgütünü de doğru tarif ediyor.

Haksız rekabetin önlenmesi amacıyla dâvâ açabilecekler sayılırken aynen şöyle deniyor:

“Ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar ve tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili bulunan diğer meslekî ve ekonomik birlikler ile tüzüklerine göre tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşlarıyla kamusal nitelikteki kurumlar …”

Demek ki neymiş: “Sivil toplum örgütü”, odalar, borsalar ve meslek birliklerinden başka bir şeymiş.

Nihayet… Vatana da millete de ve bilhassa vekillerine de hayırlı olsun.

 

 

uzunsag
Ahmet Battal

Prof. Dr. Ahmet Battal

Sitemizdeki yazıları

Bu dile alışmayın, alıştırmayın

Diyanet, vakıflar ve cemaatler

Siyasal “İslâm” değil, siyasal “İslâmcılık”

Bilmeden yardım ve yataklık

Millî yargıya itimat meselesi

Milletvekiline dersler (2)

Milletvekiline dersler

Tepki Meclisinden Millet Meclisine

Ordinaryüslük geri gelsin...

Valinin idaresinde ve hâkimin hükmünde adalet

Kur’ân’da da suç ve ceza şahsî midir?

Bir Öcalan tasviri

Okulda mescit dilekçesi ve gerekçesi

Noter de noteder

Adliyedeki adaletsizlikler

Sosyolojik yargılamalar

Cinsiyetten Doğan Haklar ve Yükümlülükler

Mülkiyet, Hürriyet, şahsiyet ve Bunların Mutlak'a Nisbeti

Hukuki Yolun Yolsuzluğa Alet Edilmesine Örnek: Sorumluluktan Kaçmak İçin Sermaye Şirketi Kurmayı Tercih Etmek

Anketli seçim sistemi

Demokratlığın ve sivilliğin doğru tarifi

Ceza ve infaz sistemleri

Jüri ve adalet

Açılım ötesi sözler

Karar, devleti böldü