Kanaatimce..

Anasayfa Yazılar Şiirler Öyküler


Doğumumda Bahşişi En Çok Kim Aldı ?

Edibe (KÂHYA) AYDIN

Emekli Öğretmen

 


Şurkav -Şanlıurfa Kültür Sanat Tarih ve Turizm Dergisi - Eylül 2018


 

Türkiye’nin en sıcak illerinden biri olan Urfa'da; yılın en sıcak günlerinden

birinde 4 Temmuz 1949 günü, ilk çocuklarının doğumunu heyecanla bekleyen Müslüm-Fatma Kâhya çifti; alışılmış bir kuralla eve mahalle ebesini çağırırlar. Fakat ebe, doğumun zor olacağını ve hastaneye gitmelerini önerir.

Genç anne hastaneye götürülür. Atmış sekiz yıl öncesine dönersek, her aile ilk çocuğunun oğlan olmasını ve babasının adını vererek, soyunun devam etmesini istemektedir. Yirmi sekiz yaşındaki genç baba adayı Müslüm de aklına kız ihtimalini getirmeden hastane odasının önünde beklemektedir. O yıllarda ultrason olmadığı için çocuğun cinsiyetini önceden belirlemek imkânsızdı. Babasının adını vereceği oğlunu kucağına alacağı anı beklerken dakikaları saymakta ve gözünü saatten ayırmamaktadır. Bir ara cebinden bir demet para çıkarıp saymaya başlar.

Bunu göz ucu ile takip eden hasta yakını, merak edip sorar.

“Bu kadar para ile neden buraya geldin?”

Heyecandan eli titreyen baba, saydığı parayı cebine koyarken:

“Birazdan oğlum olduğunu müjdeleyecekler. Çalışanlara bahşiş olarak dağıtacağım.”

Bu cümleyi duyanlar, duymayanlara mı söyledi, yoksa çocuk sahibi olacak ailenin ekonomik durumunun iyi olduğunu daha önceden hastane personeline bildiren mi oldu? Çünkü hastane odasının önünde heyecanlı bir olay yaşandı. Önce bir hemşire odadan çıktı.

“Müslüm Bey gözünüz aydın bir oğlunuz oldu!”

Bu haberle gözleri parlayan baba, elindeki paraları bir anda çevresindeki hastane personeline dağıttı. En büyük miktarı da oğlunu kucağında getirecek hemşireye sakladı. Aradan yaklaşık yarım saat geçince hemşire kucağında bebekle odadan çıktı. Hemşire kendisine hızla yaklaşan babanın kucağına bebeği verirken; formasının cebine uzanan eli fark etti.

“Teşekkür ederim. Çok tatlı bir kızınız oldu. Uzun ömürlü ve sağlıklı olsun.”

Bu cümleyi duyan babanın gözlerindeki ışıltı kayboldu. Gözlerinden iki damla yaş yanaklarından süzüldü.

Sonra bebeği bağrına bastırdı. Ağzından şu sözcükler döküldü:

“Ben kız adı düşünmemiştim.”

Bu sırada hastanede görev yapan

Doktor Hazım Açanal:

“O zaman bebeğin adını vermek bize düştü. O'na anlamlı ve güzel bir isim verelim. Adı Edibe Handan olsun” Dedi.

İşte “oğlun oldu” diye hemşirelerin

şaşırttığı baba, kızına doktoru tarafından verilen Edibe ismiyle mutlu oldu.

İsimlerin insanların kişiliğini etkilediğine inanan biri olarak bana "Edibe" (bayan edebiyatçı) anlamına gelen ismimi veren Doktor Hazım Açanal'a saygılarımı iletiyorum. Çünkü edebiyat, şiir benim hayatımın bir parçası olarak ismimle özdeşleşerek edebiyatçı olarak anılmamı sağlamıştır.

 Edibe Kahya