Kanaatimce..

Anasayfa Fıkralar Öyküler
Ahmet Ural Hocadan Ahirete Pencere

Ahmet Ural Hocadan Ahirete Pencere

Halil Doğan

04.05.2021

Yıl 1973 Mayıs sonu gibi. Urfa Merkez Ortaokulu son sınıftan mezun olmak üzereyim. Gençler bilmez, bizim zamanımızda ilkokul ve ortaokulda bitirme sınavları vardı. Normal yazılı sözlülerden başka okulun sonunda herkes bir sınava girerdi. İlkokulu bitirirken de bir heyetçe sözlü olarak imtihan edildiğimi dün gibi hatırlıyorum. Ortaokul bitirme imtihanlarında Türkçe, Matematik temel dersleriyle birlikte Fen veya Sosyal Bilgilerden tercih ettiğin birinden sınava girmen gerekiyordu. Benim de fen dersleri çok çok iyiydi. Gel görelim ki sosyal bilgilerden 10 tam üzerinden 4,5 tan 5 alsam havalara uçuyordum. Bu sebeple fen veya sosyalden biri zayıf biri iyi ise tercih hakkın kalkıyor ve zayıf olan dersten girmen gerekiyordu bitirme sınavına.

Sene sonu gelmiş, notlar idareye teslim edilmiş ve tercih dilekçelerini teslim vakti de geçiyordu. Aynı zamanda okulun müdürü olan sosyal bilgiler öğretmenimiz Ahmet Ural hocam (Allah hayırlı, sağlıklı ömürler versin) benimle, sıra arkadaşım ve aynı zamanda akrabam olan rahmetli Azmi Sözer’e “Sizin sosyaliniz zayıf, bitirme sınavına sosyalden girmenizi istemiyorum. Gelecek derse hazırlanın gelin, sizi sözlü imtihan yapacağım” dedi.

Azmi’yle ben müthiş bir müjde almıştık. Hemen çalışmaya başladık. Ama nasıl bir çalışma.. Tabii Urfa’nın diğer şehirlere göre erken gelen yaz sıcağında. Millet devamsızlık yapıp bağa-bahçelere giderken biz gecemizi gündüzümüze katıp çalışırken birden bir haber geldi.

-“Sizi müdür muavini çağırıyor”.

Tabii biz süklüm püklüm müdür muavinin yanına gittik.

Muavinimiz kızgın bir edayla sordu:

- “Bütün son sınıflar tercih dilekçesini verdi. Bir tek ikiniz vermediniz. Neden?”

Biz “son bir sınavımız kaldı, öğretmenimiz bizi sözlü yapacak, onun sonucu tercihimizi belirleyecek” dediysek de muavin bize inanmadı. Olamazdı zira hiçbir öğretmen bu tarihte sözlü yapamazdı. Tüm notlar idareye verilmişti.

-“Kim sizin öğretmeniniz?” diye sorduğunda;

-“Ahmet Ural Hoca” dediğimizde muavinin yüzü birden değişti ki onu burada ifade etmem mümkün değil. Hemen eliyle çıkmamızı işaret ederken, “sözlü biter bitmez getirin” deyip arkasını döndü. Çünkü sözlüyü yapacak olan lalettayin bir hoca değil okulun müdürü ve herhangi bir müdür değil Ahmet Ural’dı. Urfa’da bir marka, bir idoldü Ahmet Hoca..

Ders saatinde Ahmet Hocam bizi tahtaya kaldırıp sorular sordu. Belki bir ders boyu. Ya da bize uzun geldi. Sonunda Ahmet Hoca:

-“Azmi olmamış, sen sınava sosyalden göreceksin” deyince “aman yarabbim demek ki ben geçtim diye sevinirken, hocam bana dönüp:

-“Halil, sen biraz daha çalış, gelecek ders bir daha sınav yapacağım” demez mi !..

Şimdi sevineyim mi üzüleyim mi?

Hemen bu derste geçmediğim için üzülsem bir dahaki ders için şans verildiğine sevinmem lazım.

2 gün daha sıcakta, tek başına çalışma sıkıntısına üzülsem bitirme sınavı zaten zorlandığım sosyal dersine çalışmam gerektiğinden daha çok üzülmem lazım.

Neticede bu Ahmet Ural hoca tarafından verilen bir lütuftu, şanstı. Benim iyiliğim için verilmiş imkândı. Hocam benden ümitliydi. Kurtarmamı istiyordu ki bu şartlarda sıkıntı çekerek daha büyük bir sıkıntıdan kurtarmak istiyordu.

Sonuçta Hocamın ümidi boşa çıkmadı ve sosyal dersinden geçip, bitirme sınavına fen dersinden girme imkânını elde etmiştim.

Hocama o gün de bu günde müteşekkirim.

Aradan 50 yıla yakın zaman geçmiş olsa da bu hatırayı, olaydan çıkardığım ders sebebiyle hiç unutamadım.

Allah bir kimseye hayır dilerse, o kimsenin günahlarını bağışlamak ve derecelerini yükseltmek için onu musibete uğratır. Allah kullarını dünya imtihanında başarılı olması için sıkıntı, musibet verir. Ta ki, sabretsin, sıkıntıyı aşsın, sevabı alsın, imtihanı geçsin. Daha çok puan alacaklar, daha çok sıkıntı çekenler ve buna sabredip, onu aşanlardır. Allahtan ümit kesilmez denir ya. Allah her sıkıntıda bir ümit verir bize, bir şans daha verir bize.

Ne mutlu onu şans olarak değerlendirip, gereğini yapanlara..

Allah bizi, bize verilen fırsatları, şansları değerlendirenlerden eylesin.

 

Halil Doğan