Kanaatimce..

Anasayfa Yazılar Şiirler Öyküler
Psikiyatri hastaları oruç tutabilir mi ?

Psikiyatri hastaları oruç tutabilir mi ?

Ramazanda alkolü bırakma nasıl olmalı?

Psikiyatrist Dr. Nihat Kaya

30.05.2018

 

Her sene ramazan ayında hastalarımızın birçoğu oruç tutup tutamayacaklarını sorarlar. Her hastanın hastalığı, biyolojik ve psikolojik durumu farklıdır. Kişiye özel öneride bulunmak daha doğru olur. . .

Psikolojik tedavi gören insanlarımızın bir kısmının kullandığı ilaçların kanda çok dengeli olması gerekir.

Örneğin “Manik Depresif ”dediğimiz ve kişinin ya depresif ya da aşırı neşeli-coşkulu olduğu rahatsızlıkta sürekli ilacı kullanması gerekir. Bu hastalık nöbet nöbet; bazen depresyon bazen manik atakla tekrarladığından, devamlı ilaç almak gerekir. Hakeza hem epilepsi ( Sara) olan hem de psikiyatrik tedavi gören insanlarımızın da aksatmadan ilaç almaları gerekir. Oruç la beraber vücuttaki metabolizma açlığa göre düzenlenir. Kandaki elektrolitler ( Sodyum, Potasyum, Kalsium. . . ) mineral ve vitaminlerin seviyeleri ve oranları değişir.

Kullandıkları ilaçların etkileştiği proteinlerin miktarı değişebilir. İlaçların kan seviyeleri bozulabilir. Bu nedenle bu hastalarımızın(Manik-Depresis ve Epilepsi hastaları) oruç tutmaları uygun olmaz.

Ayrıca ramazanda gece uykusunun bölünmesi söz konusudur. ( Sahura kalkarak) “Manik-depresif “ bozuklukta bazen bir iki gün uykusuz kalmak bile “manik atağı” tetikliyebiliyor. Uykusuzluğun hastalıkları tetiklediği durumlarda da sahura kalkmamak gerekir.

Şeker, tansiyon, kalp ve diğer organik hastalıklarına ilave olarak bazı psikiyatrik hastalığı olanlarında oruç tutması uygun değildir.

Ağır depresyonlarda, Panik Ataklarda ve sürekli kaygı bozuklukların da, Şizofrenik bozukluk da, hastalık daha düzelmemiş ve tedavi devam ediyorsa. oruç tutmak gerekmez.

Kişi mutlaka oruç tutmak istiyorsa bunu devamlı gittiği doktoruna danışmalıdır. Doktor müsaade etmiyorsa tutmamalıdır.

Yukarıdaki durumlar haricinde bir hastanın hastalığının hafif olduğu veya hafiflediği durumlarda doktoru da uygun görürse oruç tutabilir.

Bazı hastalarımız, oruç tutmadıkları takdirde kendilerini “suçlu, günahkâr” hissedeceklerini belirtmektedir. Mutlaka tutmak isteyenlere şunu öneriyorum: Uykunuza, yemeğinize(sahurda kalkarak ve yiyerek) , ilaçlarınıza dikkat ederek oruca başlayın. Eğer zorlanırsanız, dengeniz bozulduysa kesinlikle iftarı beklemeden orucu bırakın. Kendinizi “mazeretli” kabul edin. Zaten İslam dini kolaylıklar sağlamıştır. Oruç tutamayanların nasıl telafi edeceklerini din adamları, kitaplar açıklıyor. Allah’ın verdiği “hakkı” kullanacaksınız. . .

Ramazanda bir diğer durum devamlı alkol kullananların alkole ara vermeleridir. . .

Ramazan ayında bazı “Alkol dostları” alkolü birden bırakabilmektedirler. Bir kısmında kesilme belirtileri olabilir. Titreme, terleme, sinirlilik, uykusuzluk, gerginlik vs. Bir kısmında bunlara ilave olarak ciddi nöbet olmaktadır. (Deliryum tremens ) ve burada kişinin bilinci bulanıklaşmakta, ciddi davranış ve uyum bozuklukları, epilepsi nöbetleri, halüsinasyonlar, koma belirtilerine varana kadar tıbbi durumlar ortaya çıkabilmektedir.

Bu nedenle alkol sorunu olanların; “ geçmiş yıllarda ramazanda alkolü bıraktıkları halde, hiçbir şey olmamışsa dahi” bir doktor gözetiminde bunu yapmaları daha doğru olur. Çünkü “Deliryum “ olursa % 10-15 oranında ölümle sonuçlanan durumlar ortaya çıkmaktadır.

Ramazan ayının manevi iklimini hissetmek isteyen hastalarımız oruç tutamıyorlarsa da; iftarlara giderek diğer ramazan etkinliklerine katılarak bu havayı soluyabilirler. . .

Diğer yandan ramazan özellikle “hoşgörü ayı” olduğu vurgulanır. Açlık nedeniyle kan şekeri düşen, fizyolojisi ve ruhsal durumu bir an bozulan insanlara da anlayış gösterilmelidir. Kişide ciddi davranış değişikliği oluyorsa; kendine ve çevresine zarar veriyorsa orucu tutmamalıdır.

İnsanlarımızın oruç tutsun, tutmasın bir birlerine saygılı olması çok önemlidir. Neden tutuyorsun veya neden tutmuyorsun sorularını sormak yerine anlayışlı ve saygı esas olmalı. Oruç tutanlar da oruç tutmalarından dolayı bir ayrıcalık beklememeliler. . .

Ekonomik durumu iyi olanların yoksullara destek olmaları; toplumsal yardımlaşma, dayanışma, paylaşma, sevgiyi, saygıyı artırır. İnsanlar yalnız çaresiz olmadıklarını görür bir nebze da olsa rahatlarlar. Toplumun basıncıda azaltılmış olur. Sınıflar arası kızgınlık, öfke, düşmanlıklar azalır. . .

Ramazan ayının ruhuna uygun yaşamak dileklerimle…

 Nihat Kaya Yazıları