Kanaatimce...

Anasayfa Fıkralar Öyküler Güzel Sözler
Halil Doğan

Halil Doğan

Halil Doğan

Yazar

 

 

Hergelenekon Partisi

Halil Doğan

Piyasadaki yazılı, görsel, işitsel, sanal her türlü basını (hatta su baskınına uğrayan basın ekspres yolundaki basını da ) atlatarak, daha olay vukua gelmeden siz değerli okuyucularımıza aktarma fırsatı bulduk.

Şimdilik ismini açıklayamadığımız kişi, kurmakta oldukları partinin ÜST DÜZEY YETKİLİSİ. Kurulmamış partilinin yetkilisi nasıl olur diye sormayın. Ülkemizde durum böyledir. Partiyi esas olarak bir kişi tasarlar, sonra çevresine adam toplar ve partiyi kurar (lar). Sonra da parti o kişinin partisi olarak anılır. Eğer parti birazcık kurucunun çizgisinden kayarsa, hemen yerine bir parti daha kurulur (turşu kurmaktan daha kolay zaten-laf aramızda Urfa’daki EŞKİLİ adı verilen turşunun adı bile ağzımı sulandırıyor-). Bülent Ecevit vefat edip DSP Rahşan hanımı dinlememeye başlayınca “ben de yeni parti kurarım” demedi mi, dedi.başka örnek isteyen var mı?

Şimdi bu kişinin ÜST DÜZEY YEKİLİLİĞİNE takanlar olabilir. Malum böyle ismi açıklan(a)mayan kişiler hep üst düzey yetkilisi olurlar. Adam alt düzey yetkilisi ise –ki alt düzeyde yetkili olur mu olmaz mı, onu da size bırakıyorum- niye açıklama yapsın ki. Yapsa bile biz niye bu açıklamayı almak için çalışalım ki! Bulursun üst düzey yetkili, alırsın röportajı, ismini açıklamazsın (zorunda da değilsin), gel keyfim gel.

Gel keyfim gel dedik de, konuyu dağıttığımızı anladık. Hemen konuya dönüyoruz ve flaş haberi patlatıyoruz: İsminin açıklanmasını istemeyen bu üst düzey yetkili bir parti kuracakmış.

Flaş haberlik ne var bunda diyeceksiniz? Ama partinin adı ilginç; HERGELENEKON PARTİSİ.

Ergenekon olmasın sakın dediğinizi duyar gibiyim. Ben de yanlış deyip yetkilimize sordum ama doğru duymuşum. Açık seçik olarak HERGELENEKON PARTİSİ.

Lafı dolandırmadan bu yetkiliyle yaptığımız röportajı sizlere aktarıyorum.

B:Hayırlı olsun bir parti kuracakmışsınız. Partinin adı ne olacak?

ÜDY(Üst Düzey Yetkili-Açılımı bir daha yazmayacağım.-Açılım dediysem demokratik açılım değil ÜDY nin açılımı): HERGELENEKON PARTİSİ.

B: Anlayamadım Ergenekon mu dediniz?

ÜDY-Hayır kardeşim! Ergenekon partisi daha önce kuruldu. Maalesef ismi kaptırdık. Bu Hergelenekon.

B-Parti tabanı kimlerden oluşacak? Hergelelerden mi?

ÜDY-(çok kızgın bir edayla) Bak kardeşim! Beni kızdırma. Geniş tabanlı bir parti olacak. Hergelesi de olur hergelesizi de.

B-Anlamadım efendim. Hergeleyi biliyorum da Hergelesiz’i bilmiyorum. Hergelesiz nasıl bir şey?

ÜDY-Yaw lafın gelişi dedim. Hergelenin karşıtı nedir, nerden bileyim.

B-Neyse. Bir şekilde geliyorlar yani. Ha herGELe, ha herGELesiz.

ÜDY-Evet evet.

B-Partiye üye olan herkes HERGELENEKONANLAR mı olacak? Hergelenekoculuk doğuştan mı, yoksa partinize üye olununca mı oluşacak?

ÜDY-Hergelenekonmak doğuştandır. Ancak doğuştan olmayanları da partimize üye olmaları halinde hergelenekonan yapıyoruz. Aksi takdirde bizde barınamaz. Üye kalamaz. Ya kendisi gider ya da atarız.

B-Şu anda vatandaşlarımızın yöneldiği bir partileri var. Siz hangi partilerin tabanından oy almayı düşünüyorsunuz?

ÜDY-Biz her partiden oy alacağız. Çünkü her partide hergelenekoncular vardır. Özellikle partinin kaymak tabakasınadırlar. Kaymağın tadına doyum olmadığı için en iyi yiyiciler partilerin kaymak tabakasında yer alırlar.

B-İktidara geldiğinizde üyeleriniz her önüne gelen kaymağa konacaklar öyle mi?

ÜDY-Hayır.!! Yanlış anlaşıldı herhalde. Önüne gelene konan demiyoruz ki! “Her gelene kon” diyoruz. Ön, arka, sağ sol, alt, üst fark etmez. Her gelen geçene konarız.

B-Yani bu parti “devletin malı deniz, yemeyen domuz” felsefesine mi sahip olacak?

ÜDY-Bu felsefe kimin Marx’ın mı? Eflatun’un mu?

B-Yok öyle bir kişinin görüşü değil. O Atasözüdür.

ÜDY-Çok ilginç ya ben duymadım. Nasıl dı? DEVLET DENİZ’İN MALImı dediniz.Yoksa DENİZ DEVLET’İN MALI mı dediniz?

B-Hayır efendim. “Devletin malı deniz, yemeyen domuz” dedim.

ÜDY-Çok kurnaz birisiniz Hem Baykal’ın adını hem Bahçeli’nin adını bir cümlede nasıl geçirttiniz ama.

B-Ne alakası var efendim?

ÜDY-Hani ikisi de aynı fikirdeler ya? Onun için siz de “DEVLET’in de DENİZ’in de malını yemeyen DOMUZ” deyip domuz gribi aşısına karşı çıkan bu iki lidere aklınızca taş atıyorsunuz.

B-Pes yani. Hiçbir alakası yok efendim. Bunu ben uydurmadım. İlkokula giden çocuğunuz varsa, ondaki atasözleri kitabına bakarsınız. DEVLET BAHÇELİYLE Devlet’i, DENİZ BAYKAL’la bildiğimiz Denizi karıştırıyorsunuz.

ÜDY-Ama bir tek ben mi karıştırıyorum? DEVLET bey de, DENİZ bey de kendilerini Devlet’le özdeşleştirmiyor mu? Neyse, o dediğin sözde devletin malını yemeyen domuz diyor ya! Yemeyenler domuz olmasa da domuz gribi olacakları kesin.

B-Çok ilginç bir çıkarım.

ÜDY-Evet. Siz bu tür şeylerde hortumculukla zengin olmuş adamlara bir şey olduğunu gördünüz mü? Yine olan fakir fukaraya olacak. Tabii ki suç onların efendim. Onlar da yesin, domuz da olmazlar, domuz gribi de. (kendi esprisine attığı kahkahalar).

(domuz görmüş gibi somurtuk bir yüz ifadesi)

Bu röportaj devam eder mi bilmiyorum.

Halil Doğan